"ostensibly" in Turkish
Definition
Bir şeyin gerçekte öyle olup olmadığı bilinmese de, dışarıdan bakıldığında ya da öyle söylendiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı ve resmi dilde kullanılır; gerçek neden konusunda şüphe belirtir. 'apparently'den daha şüpheci bir anlam taşır.
Examples
He is ostensibly working late to finish the project.
O **görünüşte** projeyi bitirmek için geç saate kadar çalışıyor.
The meeting was ostensibly about budget cuts.
Toplantı **görünüşte** bütçe kesintileri ile ilgiliydi.
She came to the party ostensibly to see her friends.
O **görünüşte** arkadaşlarını görmek için partiye geldi.
The policy was ostensibly introduced for public safety, but many disagreed with it.
Bu politika **görünüşte** kamu güvenliği için getirildi, ancak birçok kişi buna katılmadı.
He ostensibly left the company to spend more time with family.
O **görünüşte** ailesiyle daha fazla vakit geçirmek için şirketten ayrıldı.
They raised taxes ostensibly to fund education, but critics question where the money really goes.
Vergileri **görünüşte** eğitimi finanse etmek için artırdılar, ancak eleştirmenler paranın nereye gittiğini sorguluyor.