"on a shoestring" in Turkish
Definition
Çok az parayla bir şey yapmak veya bir işi/süreci yürütmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde, özellikle az parayla yapılan seyahat, iş kurma veya etkinliklerde kullanılır. Büyük bütçeler için uygun değildir.
Examples
They started their company on a shoestring.
Şirketlerini **kısıtlı bütçeyle** kurdular.
I traveled across Europe on a shoestring.
Avrupa'yı **kısıtlı bütçeyle** gezdim.
The movie was made on a shoestring.
Film, **kısıtlı bütçeyle** çekildi.
We're running this project on a shoestring, so every dollar counts.
Bu projeyi **kısıtlı bütçeyle** yürütüyoruz, bu yüzden her kuruş önemli.
She’s used to living on a shoestring, so she knows how to save.
O, **kısıtlı bütçeyle** yaşamaya alışık, bu yüzden tasarrufu iyi biliyor.
Their wedding was beautiful, even though it was done on a shoestring.
Düğünleri çok güzeldi, **kısıtlı bütçeyle** yapılmasına rağmen.