"ogle" in Turkish
Definition
Birine açıkça güçlü ilgi ya da arzu gösteren, çoğunlukla cinsel ve uygunsuz şekilde bakmak.
Usage Notes (Turkish)
Çok samimi ve genelde olumsuz kullanılır; çoğunlukla erkeklerin kadınlara uygunsuz bakışını anlatır. Sıradan bakış veya dostça göz atmak için kullanılmaz.
Examples
He couldn't help but ogle the expensive cars on display.
Sergilenen pahalı arabaları **süzer gözle bakmadan** edemedi.
It's rude to ogle people at the gym.
Spor salonunda insanlara **arsızca bakmak** kaba bir davranıştır.
She noticed him ogling her from across the room.
Kadın, adamın karşıdan kendisini **süzer gözle baktığını** fark etti.
The guy at the counter was totally ogling the waitress.
Tezgahtaki adam garsona tamamen **arsızca bakıyordu**.
Quit ogling and try having a real conversation.
**Süzer gözle bakmayı** bırak ve gerçek bir sohbet etmeye çalış.
People don’t like being ogled by strangers on the street.
Sokakta yabancıların kendilerini **arsızca bakarak** incelemesinden insanlar hoşlanmaz.