"nuance" in Turkish
Definition
Anlam, his, renk veya tonda ince bir fark; bir şeyi biraz farklı veya özgün yapan küçük detay.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sanat, edebiyat, dil veya duygular gibi konuları tartışırken kullanılır. 'subtle nuances', 'nuance of meaning', 'understand the nuances' gibi ifadeler yaygındır. Bariz ve büyük farklar için kullanılmaz.
Examples
There is a small nuance between these two colors.
Bu iki renk arasında küçük bir **nüans** var.
I like the nuance in her voice when she sings.
Şarkı söylerken sesindeki **nüansı** seviyorum.
Understanding the nuance of a word is important.
Bir kelimenin **nüansını** anlamak önemlidir.
Only a true fan can catch all the nuances in that actor's performance.
Gerçek bir hayran, o oyuncunun performansındaki tüm **nüansları** yakalayabilir.
There's a world of nuance between what you said and what you really meant.
Söylediklerinle gerçekten kastettiklerin arasında bir dünya **nüans** var.
Good writers pay attention to every nuance of language.
İyi yazarlar dilin her bir **nüansına** dikkat ederler.