"nosedive" in Turkish
Definition
Bir şeyin değeri, kalitesi ya da miktarının aniden ve hızla düşmesi anlamına gelir; uçakların burun aşağı daldığı durumlarda da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük ve mecaz anlamda kullanılır. Uçaklar için gerçek anlamı yanında ani ve ciddi düşüşlerde ('stocks took a nosedive') de çokça geçer. Yavaş azalmalar için kullanılmaz.
Examples
The airplane went into a nosedive during the storm.
Uçak fırtına sırasında **ani bir burun dalışına** geçti.
After the bad news, the company's shares took a nosedive.
Kötü haberden sonra şirketin hisseleri **ani bir düşüş** yaşadı.
Sales experienced a nosedive last month.
Geçen ay satışlarda **ani bir düşüş** yaşandı.
My energy just took a nosedive after lunch.
Öğle yemeğinden sonra enerjim **ani bir düşüş** yaşadı.
The conversation took a nosedive when politics came up.
Siyaset konusu açılınca sohbet **ani bir düşüş** yaşadı.
Morale at the office went into a nosedive after the layoffs were announced.
İşten çıkarmalar duyurulduktan sonra ofisteki moral **ani bir düşüş** yaşadı.