Herhangi bir kelime yazın!

"morose" in Turkish

asık suratlıkasvetli

Definition

Kişi çok üzgün, karamsar ve içine kapanık bir haldeyse 'asık suratlı' veya 'kasvetli' olarak tanımlanır. Hafif üzüntüden daha yoğun bir haldir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik 'üzgün' kelimesinden daha yoğun bir anlam taşır. Kişiler, mekânlar veya hava için uygun; 'asık suratlı hava', 'asık suratlı çocuk' gibi kullanılır.

Examples

He felt morose after failing the exam.

Sınavı geçemeyince kendini çok **asık suratlı** hissetti.

She became morose during the rainy days.

Yağmurlu günlerde o daha da **asık suratlı** oldu.

The boy looked morose sitting alone at lunch.

Öğle yemeğinde yalnız oturan çocuk çok **kasvetli** görünüyordu.

He has a morose expression that never seems to go away.

Yüzünde hep geçmeyen bir **asık suratlı** ifade var.

The movie’s ending left me feeling pretty morose.

Filmin sonu beni oldukça **kasvetli** hissettirdi.

Whenever he doesn’t get his way, he gets all morose and stops talking.

İstediği olmayınca hemen **asık suratlı** oluyor ve konuşmayı bırakıyor.