"mooring" in Turkish
Definition
Bir tekne veya geminin sabit tutulduğu yer ya da bunu sağlamak için kullanılan halat ve zincirler.
Usage Notes (Turkish)
Denizcilik terimi olarak kullanılır. Hem bağlama yeri hem de halat/zincir anlamına gelir. 'mooring line', gemiyi bağlayan halattır.
Examples
The boat is tied to the mooring.
Tekne **bağlama yeri**ne bağlanmış.
They checked the mooring before leaving the dock.
İskeleden ayrılmadan önce **bağlama yerini** kontrol ettiler.
A strong mooring keeps the ship safe in a storm.
Güçlü bir **bağlama yeri** fırtınada gemiyi güvende tutar.
We managed to grab a free mooring near the harbor entrance.
Liman girişinde boş bir **bağlama yeri** bulduk.
The fisherman lost his boat after the mooring broke during high winds.
Balıkçı, şiddetli rüzgarda **bağlama yeri** kırılınca teknesini kaybetti.
Make sure the mooring lines are tight before you leave overnight.
Gece ayrılmadan önce **bağlama yeri** halatlarının sıkı olduğundan emin ol.