"misjudging" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da durumu eksik ya da yanlış bilgiyle olduğu gibi kabul etmeyip hatalı bir şekilde değerlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler veya durumlar için sıkça kullanılır; bir kişiyi veya zamanı olduğundan farklı değerlendirdiğinizde yanlış değerlendirmiş olursunuz. 'by', 'about' gibi edatlarla birlikte kullanılır.
Examples
She realized she was misjudging her friend’s intentions.
Arkadaşı’nın niyetlerini **yanlış değerlendirdiğini** fark etti.
Misjudging the distance, he tripped and fell.
Mesafeyi **yanlış değerlendirdiği** için tökezleyip düştü.
They were misjudging how long the project would take.
Projenin ne kadar süreceğini **yanlış değerlendiriyorlardı**.
I think you might be misjudging his character—he’s actually very reliable.
Bence onun karakterini **yanlış değerlendiriyor** olabilirsin—aslında çok güvenilirdir.
We were completely misjudging the weather; it started pouring after we left.
Havayı tamamen **yanlış değerlendirmiş** olduk; çıktıktan sonra yağmur başlamıştı.
Don’t risk misjudging the risks—double-check everything before you decide.
Riskleri **yanlış değerlendirme** riskini alma—karar vermeden önce her şeyi tekrar kontrol et.