"mishmash" in Turkish
Definition
Farklı şeylerin düzensiz ve plansız şekilde karıştığı karışım; genellikle dağınık bir görünüm verir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok uyumsuz, rastgele karışımlar için kullanılır; iyi bir şekilde uyum sağlayan karışımları tanımlamak için kullanılmaz.
Examples
The soup was a mishmash of leftovers from the fridge.
Çorba, buzdolabındaki artıkların tam bir **karmakarışık** karışımıydı.
Her essay was a confusing mishmash of facts and opinions.
Onun makalesi, gerçekler ve görüşlerin kafa karıştırıcı bir **karmakarışık** karışımıydı.
The new building is a strange mishmash of architectural styles.
Yeni bina, mimari tarzların tuhaf bir **karmakarışık** karışımı.
The playlist ended up being a fun mishmash of pop, jazz, and classical music.
Çalma listesi sonunda pop, caz ve klasik müziğin eğlenceli bir **karmakarışık** karışımına dönüştü.
Honestly, my notes look like a total mishmash after that lecture.
Açıkçası, o dersten sonra notlarım tam bir **karmakarışık** oldu.
His cooking is always a creative mishmash, but it somehow tastes great.
Onun yemekleri her zaman yaratıcı bir **karmakarışık** olur ama bir şekilde lezzetli.