"meld" in Turkish
Definition
İki ya da daha fazla şeyi bütünleşik ve uyumlu bir şekilde bir araya getirmek; genellikle fikirler, malzemeler ya da stiller için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok soyut kavramlar için kullanılır: 'fikirleri birleştirmek', 'tatları kaynaştırmak' gibi. Resmi ya da sanatsal bağlamlar için uygundur, her zaman 'karıştırmak' yerine kullanılmaz; uyumlu bütünleşmeyi vurgular.
Examples
The artist melded different styles in her painting.
Sanatçı resminde farklı stilleri **birleştirdi**.
They meld old traditions with modern technology.
Eski gelenekleri modern teknolojiyle **birleştiriyorlar**.
These flavors meld well together in this soup.
Bu çorbadaki lezzetler çok iyi bir şekilde **kaynaşıyor**.
It takes time for a new team to meld into a single unit.
Yeni bir takımın tek bir birim olarak **kenetlenmesi** zaman alır.
Her voice and the music melded perfectly during the performance.
Performans sırasında sesi ve müzik **mükemmel şekilde kaynaştı**.
If we meld our resources, we can finish the project faster.
Kaynaklarımızı **birleştirirsek**, projeyi daha hızlı bitirebiliriz.