"massing" in Turkish
Definition
Birçok kişi, nesne veya bulutun bir arada toplanması ya da bir yerde birikmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya betimleyici; geniş kalabalıklar veya bulut kümeleri için kullanılır, küçük gruplar için değil.
Examples
Dark clouds are massing over the city.
Kara bulutlar şehrin üzerinde **toplanıyor**.
The soldiers were massing at the border.
Askerler sınırda **toplanıyordu**.
People began massing outside the stadium.
İnsanlar stadyumun dışında **toplanmaya** başladı.
Storm clouds have been massing all afternoon; I think we’ll get rain soon.
Fırtına bulutları bütün öğleden beri **toplanıyor**, sanırım yakında yağmur yağacak.
There was a sense of excitement as fans were massing in front of the concert hall.
Konser salonunun önünde hayranlar **toplanırken** bir heyecan vardı.
Police noticed groups massing near the square just before the protest started.
Polis, protesto başlamadan hemen önce meydan yakınında grupların **toplandığını** fark etti.