Herhangi bir kelime yazın!

"marauding" in Turkish

yağmacıçapulcu

Definition

Şiddet veya güç kullanarak çalmak veya saldırmak amacıyla dolaşmak. Genellikle bir bölgede sorun çıkaran gruplar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tarihi veya fantastik ortamlarda kullanılır ('yağmacı Vikingler' gibi). Daha çok gruplar için geçerlidir ve 'band', 'army' gibi kelimelerle beraber kullanılır. Küçük hırsızlıkları ifade etmez, şiddetli ve kaotik durumları anlatır.

Examples

A marauding group of bandits attacked the village.

Bir **yağmacı** haydut grubu köye saldırdı.

They saw a marauding bear in the forest.

Ormanda **yağmacı** bir ayı gördüler.

Farmers feared marauding soldiers during the war.

Çiftçiler savaş sırasında **yağmacı** askerlerden korkardı.

Our campsite was raided by a marauding pack of raccoons last night.

Dün gece kamp alanımız **yağmacı** bir rakun sürüsü tarafından basıldı.

The movie showed marauding pirates sailing the seas in search of treasure.

Filmde **yağmacı** korsanlar hazine aramak için denizlerde dolaşıyorlardı.

Rumors spread quickly when a marauding gang was spotted near town.

Şehir yakınlarında **yağmacı** bir çete görüldüğünde dedikodular hızla yayıldı.