"make history" in Turkish
Definition
Gelecekte hatırlanacak ve kayıtlara geçecek kadar önemli veya benzersiz bir şey yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sporda, bilimde, politikada veya sosyal hareketlerde çok önemli başarılar ya da ilkler için kullanılır. Günlük olaylarda kullanılmaz. 'You just made history!' sıkça duyulan bir ifadedir.
Examples
She hopes her invention will make history someday.
O, buluşunun bir gün **tarih yazacağını** umuyor.
The athlete made history by winning three gold medals.
Sporcu üç altın madalya kazanarak **tarih yazdı**.
They want to make history with their new project.
Yeni projeleriyle **tarih yazmak** istiyorlar.
Wow, you just made history tonight with that performance!
Vay canına, bu geceki performansınla gerçekten **tarih yazdın**!
We're about to make history if we win this game.
Bu maçı kazanırsak **tarih yazacağız**.
People will talk about this moment—you really made history.
İnsanlar bu anı konuşacak—gerçekten **tarih yazdın**.