"make an impression on" in Turkish
Definition
Birinin sizi veya yaptığınız bir şeyi güçlü ya da olumlu bir şekilde fark etmesini ve hatırlamasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmidir, ilk buluşmalar ya da sunumlar sırasında sıkça kullanılır. 'İyi bir izlenim bırakmak' ve 'kötü bir izlenim bırakmak' ifadeleri yaygındır. 'Taklit yapmak' (do an impression) ile karıştırmayın.
Examples
He wanted to make an impression on his new teacher.
Yeni öğretmenine **izlenim bırakmak** istedi.
Wear something nice if you want to make an impression on your boss.
Patronuna **izlenim bırakmak** istiyorsan güzel bir şeyler giy.
The presentation really made an impression on the audience.
Sunum gerçekten izleyiciler üzerinde **izlenim bıraktı**.
It only takes a few seconds to make an impression on someone new.
Yeni birine **izlenim bırakmak** sadece birkaç saniye sürer.
She tried not to make an impression on her date, but he noticed her confidence anyway.
O, buluşmasına **izlenim bırakmamaya** çalıştı ama karşı taraf yine de onun özgüvenini fark etti.
You really made an impression on the interview panel—they won’t forget you!
Gerçekten mülakat jürisine **izlenim bıraktın**—seni unutmayacaklar!