Herhangi bir kelime yazın!

"make a case" in Turkish

gerekçe sunmaksavunmak

Definition

Bir fikri, görüşü ya da eylemi desteklemek veya karşı çıkmak için nedenler ve argümanlar sunmak; başkalarını ikna etmeye çalışmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî toplantı, tartışma veya hukuki ortamlarda sıkça geçer. 'make a case for', bir şeyin lehinde argüman sunmak; 'make a case against', aleyhinde kullanılır.

Examples

You need to make a case for your idea in the meeting.

Toplantıda fikrin için **gerekçe sunman** gerekiyor.

The lawyer will make a case against the new law.

Avukat yeni yasaya karşı **gerekçe sunacak**.

Can you make a case for this proposal?

Bu teklif için **gerekçe sunabilir** misin?

She really made a case for working from home during her presentation.

Sunumunda evden çalışmayı gerçekten **savundu**.

If you want a raise, you'll have to make a strong case.

Zam istiyorsan, **güçlü gerekçeler** sunmalısın.

He tried to make a case that the new system would save time, but not everyone agreed.

Yeni sistemin zaman kazandıracağını **gerekçelendirmeye çalıştı** ama herkes hemfikir değildi.