"make a case for" in Turkish
Definition
Bir fikir, plan ya da tercihin doğru olduğunu göstermek için sebep ya da argüman sunmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle toplantı veya resmi yazışmalarda kullanılır. 'make a strong case for' ifadesi, güçlü gerekçeler sunmak anlamında kullanılır; sadece hukuki değil, her türlü ikna için geçerlidir.
Examples
She tried to make a case for staying longer at the party.
Partide daha uzun kalmak için **gerekçe göstermeye çalıştı**.
Can you make a case for this new policy?
Bu yeni politika için **gerekçe gösterebilir** misin?
He made a case for buying a bigger car.
Daha büyük bir araba almak için **gerekçe gösterdi**.
I don't agree, but she really made a strong case for changing our plan.
Katılmıyorum ama planı değiştirmemiz için gerçekten **güçlü bir gerekçe gösterdi**.
They made a case for increasing the budget during the meeting.
Toplantıda bütçeyi artırmak için **gerekçe gösterdiler**.
If you want to go on vacation next month, you’ll need to make a case for it.
Gelecek ay tatile gitmek istiyorsan, bunun için **gerekçe göstermen gerekecek**.