Herhangi bir kelime yazın!

"make a believer of" in Turkish

inandırmakbirini inanan yapmak

Definition

Daha önce şüpheyle yaklaşan birini bir şeye inandırmak veya ikna etmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan, samimi konuşmalarda sık kullanılır. Genelde 'make a believer of someone' kalıbıyla karşımıza çıkar, sürpriz sonuçlardan sonra kullanılabilir.

Examples

That amazing story could make a believer of anyone.

O harika hikâye herkesin **inanmasını sağlayabilir**.

He finally made a believer of his parents with his hard work.

Sonunda sıkı çalışmasıyla ailesini **inandırdı**.

The results will make a believer of you.

Sonuçlar seni bile **inandıracak**.

Try this pizza—one bite might make a believer of you!

Bu pizzayı dene—bir lokma bile seni **inandırabilir**!

That documentary made a believer of even the harshest critics.

O belgesel, en katı eleştirmenleri bile **inandırdı**.

I never liked jogging, but this group has really made a believer of me.

Koşmayı hiç sevmezdim ama bu grup beni gerçekten **inandırdı**.