Herhangi bir kelime yazın!

"magnified" in Turkish

büyütülmüşabartılmış

Definition

Bir şeyi, genellikle bir mercek veya cihaz yardımıyla daha büyük ya da güçlü gösterilmiş hâli. Ayrıca bir problemi veya etkiyi olduğundan daha önemli ya da yoğun gösterme anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Terim genellikle bilimsel veya gazetecilik dilinde geçer. Hem optik olarak büyütmeyi, hem de mecaz anlamda bir şeyin olduğundan büyük gösterilmesini ifade eder. 'magnified problem' gerçek sorunların abartılması demektir.

Examples

The text was magnified with a magnifying glass.

Metin, büyüteçle **büyütülmüştü**.

Her voice sounded magnified through the microphone.

Mikrofon aracılığıyla sesi **büyütülmüş** gibi duyuluyordu.

The problem was magnified in the news.

Haberlerde sorun **abartılmıştı**.

Through the microscope, the tiny cells were hugely magnified.

Mikroskopla küçük hücreler fazlasıyla **büyütülmüştü**.

His fears were magnified by listening to scary stories late at night.

Gece geç saatte korkunç hikayeler duyunca korkuları **abartılmıştı**.

The photo looks strange because the background is magnified, not just the subject.

Fotoğraf garip görünüyor çünkü sadece konu değil, arka plan da **büyütülmüş**.