Herhangi bir kelime yazın!

"luster" in Turkish

parlaklıkihtişam (ün)

Definition

Düzgün yüzeylerden yansıyan hafif bir parlaklık ya da ışıltı; ayrıca özel güzellik veya ün anlamında da kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok betimleyici veya resmi anlatımlarda, cilalı yüzeylerin veya birisinin ün ve ihtişamını tarif etmek için kullanılır. 'Glitter' veya 'shine' ile karıştırma.

Examples

The diamond had a beautiful luster.

Elmasın harika bir **parlaklığı** vardı.

The table lost its luster over time.

Zamanla masanın **parlaklığı** kayboldu.

The dancer’s hair had a natural luster.

Dansçının saçında doğal bir **parlaklık** vardı.

The antique vase has lost some of its luster, but it’s still valuable.

Antika vazo biraz **parlaklığını** kaybetti, ancak hâlâ değerli.

After years at the top, the singer’s luster began to fade.

Yıllar boyunca zirvede kalan şarkıcının **ihtişamı** sönmeye başladı.

Polishing brought back the silver’s original luster.

Parlatmak, gümüşün orijinal **parlaklığını** geri getirdi.