"lumped" in Turkish
Definition
Farklı kişi veya şeyleri aralarındaki farkları dikkate almadan aynı gruba koymak veya aynı şekilde değerlendirmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edilgen şekilde ('aynı kefeye konmak', 'toplanmak') kullanılır. Genellikle olumsuz bir anlam taşır; önemli farklılıkların göz ardı edildiğini ima eder. Somut nesneler için kullanılmaz.
Examples
All the students were lumped into one big group.
Tüm öğrenciler bir büyük grupta **bir araya toplandı**.
Different expenses were lumped together in the report.
Farklı giderler raporda **bir araya toplandı**.
He felt bad being lumped in with the troublemakers.
Yaramazlarla **aynı kefeye konmaktan** dolayı kendini kötü hissetti.
I hate it when my ideas get lumped together with everyone else's.
Fikirlerim başkalarınınkiyle **aynı kefeye konduğunda** hoşlanmıyorum.
Don’t worry, you won’t be lumped in with the latecomers.
Endişelenme, seni geç gelenlerle **aynı gruba koymazlar**.
Whenever budgets are cut, education and arts get lumped together under 'extras'.
Her bütçe kesintisinde eğitim ve sanat, 'ekstralar' altında **aynı kefeye konur**.