"lovesick" in Turkish
Definition
Aşık olduktan sonra, özellikle karşılık bulamayan ya da uzakta olan birine duyulan sevda yüzünden üzgün veya huzursuz hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gençler, hikayeler veya şarkılarda kullanılır; ciddi hastalıklar için uygun değildir, duygusal bağlılıkla ilgilidir.
Examples
Don't mind her, she's just a bit lovesick these days.
Dikkat etme, bu aralar sadece biraz **aşık olup acı çeken**.
He became lovesick after his girlfriend moved away.
Kız arkadaşı taşındıktan sonra tamamen **aşık olup acı çeken** oldu.
She feels lovesick when she thinks of him.
Onu düşündüğünde kendini **aşk acısı çeken** gibi hissediyor.
Many teenagers get lovesick for the first time.
Birçok genç ilk kez **aşk acısı çeken** olur.
Ever since the breakup, he's been acting totally lovesick.
Ayrılıktan beri tamamen **aşk acısı çeken** gibi davranıyor.
I'm so lovesick I can't even focus on my homework.
O kadar **aşık olup acı çeken** oldum ki ödevime bile odaklanamıyorum.