Herhangi bir kelime yazın!

"lost cause" in Turkish

umutsuz vakakaybedilmiş dava

Definition

Başarı şansı kalmamış, çaba harcamanın boşa olduğu kişi veya durumları tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Samimi bir anlatım, kişiler, projeler veya fikirler için kullanılabilir. 'a lost cause' ve benzer kalıplar yaygın. Özel durumlarda dikkatli kullanın.

Examples

Helping him with math feels like a lost cause.

Ona matematikte yardım etmek tam bir **umutsuz vaka** gibi geliyor.

After so many failures, the project is a lost cause.

Bu kadar çok başarısızlıktan sonra proje artık **umutsuz vaka**.

I think fixing this old computer is a lost cause.

Bu eski bilgisayarı tamir etmeye çalışmak **umutsuz vaka** gibi geliyor bana.

Trying to convince her to change her mind is a lost cause.

Onu fikrini değiştirmeye ikna etmeye çalışmak **umutsuz vaka**.

Don’t bother cleaning the carpet—it's a lost cause after the spill.

Halıyı temizlemeye uğraşma—dökülen şeyden sonra artık **umutsuz vaka**.

He keeps quitting jobs—everyone says he's a lost cause.

Sürekli işten ayrılıyor—herkes onun bir **umutsuz vaka** olduğunu söylüyor.