"lolling" in Turkish
Definition
Rahat, tembelce bir şekilde oturma, uzanma veya sarkık şekilde durmayı ifade eder. Dil veya vücudun bir kısmının gevşekçe sarkmasını da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla kişiler veya hayvanların tembelce duruşları ya da vücut parçalarının sarkık durması için kullanılır. 'lolling tongue' (sarkık dil) gibi.
Examples
The dog is lolling on the grass.
Köpek çimlerin üzerinde **yayılmış** halde yatıyor.
His tongue was lolling out after running.
Koşudan sonra dili dışarı **sarkmıştı**.
She spent the afternoon lolling by the pool.
O, havuz kenarında öğleden sonrasını **yayılmış** halde geçirdi.
Kids were lolling on the sofa after the game, too tired to move.
Oyun sonrası çocuklar, kanepede **yayılmış**, hareket edecek halleri kalmamıştı.
He sat there lolling, not caring about the mess around him.
Etrafındaki dağınıklığı umursamadan orada **yayılmış** oturuyordu.
The cow stood in the shade, its ears lolling to the sides.
İnek gölgede durmuş, kulakları yana doğru **sarkmıştı**.