"lodger" in Turkish
Definition
Birinin evinde ücret karşılığında oda kiralayıp ortak alanları paylaşan kişiye denir.
Usage Notes (Turkish)
'Lodger' kelimesi genellikle İngiliz İngilizcesinde kullanılır; Amerikan İngilizcesinde 'roommate' veya 'boarder' daha yaygındır ama tam olarak aynı değildir. Pansiyoner genellikle ev sahibinin yanında yaşar; 'tenant' ise genellikle tüm evi kiralar. 'take in a lodger' ve 'have a lodger' sık kullanılan ifadelerdir.
Examples
They have a lodger living in the spare room.
Yedek odalarında bir **pansiyoner** kalıyor.
A lodger pays rent every month to the homeowner.
Bir **pansiyoner**, ev sahibine her ay kira öder.
The new lodger is very quiet and polite.
Yeni **pansiyoner** çok sessiz ve kibar.
After losing his job, Mark decided to take in a lodger to help pay the bills.
İşini kaybettikten sonra Mark, faturaları ödemek için bir **pansiyoner** almaya karar verdi.
We found our last lodger through an online advertisement.
Son **pansiyoner**imizi internet ilanı ile bulduk.
It took a while for the family to get used to having a lodger around the house.
Ailenin evde bir **pansiyoner** ile yaşamaya alışması biraz sürdü.