"lobby against" in Turkish
Definition
Yasama organı veya karar vericileri belirli bir yasa, politika veya fikri desteklememeleri için etkilemeye çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî, siyasi veya kurumsal alanlarda kullanılır. Gündelik muhalefetler için uygun değildir. 'for' (lehine) ve 'against' (aleyhine) olarak kelimenin yönü değişir.
Examples
The company decided to lobby against the new tax law.
Şirket yeni vergi yasasına **karşı lobicilik yapmaya** karar verdi.
Many citizens came together to lobby against pollution in their city.
Birçok vatandaş, şehirlerindeki kirliliğe **karşı lobicilik yapmak** için bir araya geldi.
Activists plan to lobby against the proposed highway.
Aktivistler, önerilen otoyola **karşı lobicilik yapmayı** planlıyor.
Several NGOs are lobbying against changes to environmental regulations.
Çeşitli STK'lar, çevre düzenlemelerindeki değişikliklere **karşı lobicilik yapıyor**.
Sometimes large corporations lobby against lower drug prices to protect their profits.
Bazen büyük şirketler, kârlarını korumak için ilaç fiyatlarının düşürülmesine **karşı lobicilik yapıyor**.
Residents are tired of politicians who lobby against progress just to keep things the same.
Sakinler, sırf her şeyi olduğu gibi tutmak için ilerlemeye **karşı lobicilik yapan** siyasetçilerden bıktı.