"livelihoods" in Turkish
Definition
Kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için para kazanma veya geçimini sağlama yolları.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle toplulukların gelir kaynaklarını belirtmek için çoğul kullanılır; 'balıkçıların geçim kaynakları' gibi. Resmî ve akademik metinlerde daha sık geçer; kariyer veya iş kavramından daha geniştir.
Examples
Many farmers depend on their livelihoods to feed their families.
Birçok çiftçi ailelerini doyurmak için **geçim kaynaklarına** güvenir.
Storms often threaten the livelihoods of fishermen.
Fırtınalar balıkçıların **geçim kaynaklarını** sıkça tehdit eder.
Tourism provides livelihoods for many local people.
Turizm birçok yerel insana **geçim kaynağı** sağlar.
When the factory closed, hundreds lost their livelihoods overnight.
Fabrika kapanınca yüzlerce kişi bir gecede **geçim kaynaklarını** kaybetti.
Climate change is putting the livelihoods of millions at risk around the world.
İklim değişikliği, dünya genelinde milyonlarca kişinin **geçim kaynağını** riske atıyor.
Protecting forests isn’t just about nature—it’s about people and their livelihoods too.
Ormanları korumak sadece doğayla ilgili değil—aynı zamanda insanları ve onların **geçim kaynaklarını** da ilgilendirir.