"lifting" in Turkish
Definition
Bir şeyi yukarıya kaldırma eylemi; sporda genellikle ağırlık kaldırmayı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Ağırlık kaldırma sporu dışında da genel olarak nesne kaldırmak için kullanılır. 'Birini arabayla almak' anlamında kullanılmaz.
Examples
He is lifting a heavy box.
O ağır bir kutuyu **kaldırıyor**.
Sarah enjoys lifting weights at the gym.
Sarah spor salonunda **ağırlık kaldırmaktan** hoşlanıyor.
The man is lifting his child up in the air.
Adam çocuğunu havaya **kaldırıyor**.
I hurt my back lifting all those bags yesterday.
Dün bütün o çantaları **kaldırırken** belimi incittim.
Lifting can really build your muscles if you do it regularly.
Düzenli olarak **ağırlık kaldırmak** kaslarınızı gerçekten geliştirir.
We’re not lifting anything until we have gloves — those things are filthy!
Eldivenlerimizi takmadan hiçbir şeyi **kaldırmıyoruz** — onlar çok kirli!