"let through" in Turkish
Definition
Bir kişinin veya şeyin bir yerden diğerine geçmesine, girmesine izin vermek; genellikle engeli kaldırmak ya da izin vermek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde kapı, geçit veya kontrol noktalarında kullanılır; bazen de bilgiler veya duyguların geçmesine izin vermek anlamında mecazi olarak da kullanılabilir.
Examples
The guard let through the visitors at the gate.
Güvenlik görevlisi, kapıdaki ziyaretçileri **içeri aldı**.
Please let through the ambulance!
Lütfen ambulansın **geçmesine izin verin**!
He refused to let through the package without checking it.
Paketi kontrol etmeden **geçirmeyi** reddetti.
Security finally let us through after checking our IDs.
Güvenlik, kimliklerimizi kontrol ettikten sonra nihayet bizi **geçirdi**.
If you forget your ticket, they won’t let you through.
Biletini unutursan seni **geçirmezler**.
There was a long line, but my friend waved and they let me through quickly.
Uzun bir sıra vardı ama arkadaşım el sallayınca beni hızlıca **geçirdiler**.