Herhangi bir kelime yazın!

"lead on" in Turkish

boşa umut vermekkandırmak (duygusal olarak)

Definition

Birine özellikle romantik ilgisi varmış gibi davranarak ya da gerçekleşmeyecek umutlar vererek yanlış inanç aşılamak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok samimi ve duygusal konularda, özellikle romantik ilişkilerde kullanılır. Sadece 'yol göstermek' anlamında kullanılmasına dikkat edin, bu daha az yaygın.

Examples

Don't lead on your friend if you aren't interested.

İlgilenmiyorsan arkadaşına **boşa umut verme**.

She felt hurt because he led her on without being serious.

O ciddi olmadan ona **boşa umut verdiği** için kadın kırıldı.

It hurts when someone leads you on and then ignores you.

Biri sana **boşa umut verip** sonra seni görmezden gelince acıtıyor.

He kept texting her every day, but he was just leading her on.

Her gün ona mesaj attı ama sadece **boşa umut veriyordu**.

Don't lead on customers with promises you can't keep.

Tutamayacağın vaatlerle müşterilere **boşa umut verme**.

I thought she liked me, but I guess she was just leading me on.

Onun beni sevdiğini sanıyordum ama sanırım sadece **boşa umut veriyordu**.