Herhangi bir kelime yazın!

"lead into" in Turkish

-e geçmek-e yol açmak

Definition

Bir konuyu, durumu veya yeri başka birine sorunsuz şekilde başlatmak veya geçirmek; bazen bir olayın diğerine sebep olması anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sunumlarda veya yazıda konu geçişi için sıkça kullanılır. 'Lead to' (sonuçlanmak) ile karıştırmayın.

Examples

The movie's opening scene leads into the main story.

Filmin açılış sahnesi ana hikayeye **geçiyor**.

This path leads into the forest.

Bu patika ormanın içine **geçiyor**.

His question led into a deep discussion.

Onun sorusu konuşmayı derin bir tartışmaya **geçirdi**.

Let me lead into my next point with a quick story.

Bir hikaye ile bir sonraki noktama **geçmek** istiyorum.

Her joke nicely led into their main announcement.

Onun şakası anonslarına güzelce **geçiş sağladı**.

That song always leads into memories from my childhood.

O şarkı her zaman beni çocukluk anılarına **geçirir**.