"lazing" in Turkish
Definition
Hiçbir iş yapmadan rahatça dinlenmek ya da vakit geçirmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan ortamlarda, 'lazing about', 'lazing in the sun' gibi kalıplarla kullanılır; keyifle tembellik etmeyi ifade eder.
Examples
He spent the afternoon lazing in the park.
O, öğleden sonrasını parkta **tembellik yaparak** geçirdi.
The cat is lazing in the sunshine.
Kedi güneşte **keyif yapıyor**.
We were lazing by the pool all day.
Tüm gün boyunca havuz kenarında **tembellik yaptık**.
Instead of working, he just kept lazing around the house.
Çalışmak yerine evde sadece **tembellik yaptı**.
Sundays are perfect for lazing and doing nothing at all.
Pazar günleri **tembellik yapmak** ve hiçbir şey yapmamak için mükemmeldir.
They were lazing about on the beach, listening to music.
Onlar plajda müzik dinleyerek **tembellik yapıyorlardı**.