"lave" in Turkish
Definition
Su ile bir şeyi nazikçe yıkamak ya da kaplamak anlamında, şiirsel veya edebi dille kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde kullanılmaz; eski şiirlerde veya edebi metinlerde rastlanır. Günlük kullanım için 'yıkamak' ya da 'temizlemek' tercih edilir.
Examples
The mother laved her baby's face with warm water.
Anne, bebeğinin yüzünü ılık suyla **yıkadı**.
He knelt by the stream and laved his hands.
O, dere kenarında diz çöküp ellerini **yıkadı**.
The rain laved the dusty road.
Yağmur tozlu yolu **yıkadı**.
Gentle waves laved the sunlit rocks along the beach.
Nazik dalgalar, güneşli kayaları **yıkadı**.
As the sun set, the river slowly laved the roots of the ancient trees.
Güneş batarken, nehir yavaşça eski ağaçların köklerini **yıkadı**.
She felt the cool water lave her tired feet after a long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra soğuk suyun yorgun ayaklarını **yıkadığını** hissetti.