"lace with" in Turkish
Definition
Bir şeyin içine gizlice veya özel bir etki yaratmak için az miktarda başka bir madde ya da özellik katmak. Genellikle zararlı veya beklenmedik bir şey eklendiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz ya da endişe verici durumlarda kullanılır. Hem gerçek (örneğin zehir katılmış içecek) hem de mecaz anlamda (espri katılmış konuşma) kullanılabilir.
Examples
Someone laced the cake with rum.
Birisi pastaya **rom kattı**.
Her speech was laced with humor.
Konuşması **espri katılmış** şekildeydi.
The drink was laced with poison.
İçecek **zehirle karıştırılmıştı**.
His stories are always laced with exaggeration.
Onun hikayeleri her zaman **abartı katılmıştır**.
The old letter was laced with regret.
O eski mektup **pişmanlık katılmıştı**.
He likes to lace his coffee with a touch of cinnamon.
Kahvesine biraz tarçın **katmayı** sever.