Herhangi bir kelime yazın!

"laboured" in Turkish

zorlanmışyapay

Definition

Çok çaba ve zorlukla yapılan veya yapay duran bir durum. Fiziksel hareket, nefes alma veya konuşmada kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuzdur; özellikle 'zorlanmış nefes' veya konuşmada yapaylık için kullanılır. Pozitif çaba için değil.

Examples

His laboured breathing worried the doctor.

Onun **zorlanmış** nefesi, doktoru endişelendirdi.

She gave a laboured explanation that confused everyone.

Herkesi kafasını karıştıran **zorlanmış** bir açıklama yaptı.

They moved with laboured steps up the hill.

Yokuşu **zorlanmış** adımlarla çıktılar.

His response sounded so laboured, like he was trying too hard to impress.

Cevabı o kadar **yapay** geldi ki, sanki etkileyemeye çok çalışıyordu.

After hiking all day, my voice was weak and laboured.

Tüm gün yürüdükten sonra, sesim zayıf ve **zorlanmış** çıkıyordu.

The speech felt laboured rather than natural or smooth.

Konuşma doğal veya akıcı değil, oldukça **yapay** hissettirdi.