"know inside out" in Turkish
Definition
Bir şeyi bütün ayrıntılarıyla ve en ince noktasına kadar bilmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir işte, konuda veya yerde çok deneyimli veya bilgi sahibi olmak için kullanılır; kişiler için kullanılmaz.
Examples
She knows inside out how to fix that computer.
O, o bilgisayarı nasıl tamir edeceğini **her yönüyle biliyor**.
If you know inside out the rules, the exam will be easy.
Kuralları **her yönüyle bilirsen**, sınav kolay geçer.
My mom knows inside out every recipe in her cookbook.
Annem yemek kitabındaki her tarifi **her yönüyle bilir**.
Ask Tom if you’re stuck — he knows this place inside out.
Takılırsan Tom'a sor—o burayı **her yönüyle biliyor**.
She’s worked here for twenty years; she knows the job inside out.
Yirmi yıldır burada çalışıyor; işi **her yönüyle biliyor**.
Don’t worry, I know this route inside out — we won’t get lost.
Merak etme, bu rotayı **her yönüyle biliyorum**— kaybolmayız.