Herhangi bir kelime yazın!

"kismet" in Turkish

kısmetkaderalın yazısı

Definition

Kısmet, bir olayın veya sonucun daha önceden belirlenmiş olduğuna, kaderin ya da üstün bir gücün iradesiyle değiştirilemeyeceğine inanılan durumu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Kısmet' daha çok edebi, felsefi ya da dramatik konuşmalarda duyulur; günlük yaşamda çok yaygın değildir. Kontrol edilemeyen ya da beklenmedik olayları açıklamak için kullanılır.

Examples

Some people believe that love is kismet.

Bazı insanlar, aşkın bir **kısmet** olduğuna inanır.

He thinks his success is just kismet.

Başarısını sadece **kısmet** olarak düşünüyor.

Meeting her that day felt like kismet.

Onunla o gün karşılaşmam tam bir **kısmet** gibiydi.

Call it luck or kismet, but we ended up in the same city again.

Şans mı, **kısmet** mi bilemem, ama tekrar aynı şehirde buluştuk.

If it's kismet, things will work out the way they're supposed to.

Eğer bu bir **kısmet**se, her şey olması gerektiği gibi olur.

After the accident, he shrugged and said, 'That's just kismet.'

Kazadan sonra omuz silkerek 'Bu sadece **kısmet**,' dedi.