"kibitzing" in Turkish
Definition
Birisi istemeden, özellikle oyun veya arkadaş ortamında, şaka veya tavsiyelerle karışmak ya da lafa girmek.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve dostça bir ortamda hafif şaka veya müdahale anlamı taşır. Oyun ya da grup etkinliklerinde uygun, resmî durumlarda kullanılmaz.
Examples
Stop kibitzing and let me play the game.
**Araya laf atmayı** bırak da oyunu oynayayım.
The kids were kibitzing while we cooked dinner.
Biz yemek yaparken çocuklar **araya laf atıyordu**.
No kibitzing during the exam, please.
Sınav sırasında **araya laf atmak** yok, lütfen.
He kept kibitzing from the sidelines with jokes and advice.
O, kenardan sürekli **araya laf atarak** şaka ve tavsiye veriyordu.
A little kibitzing makes these game nights more fun.
Biraz **araya laf atmak** bu oyun gecelerini daha eğlenceli yapıyor.
Don't mind her—she's just kibitzing, she doesn't mean any harm.
Onu takma—sadece **araya laf atıyor**, kötü bir niyeti yok.