Herhangi bir kelime yazın!

"jump into the fray" in Turkish

kavganın ortasına atılmaktartışmaya dahil olmak

Definition

Birinin aniden hararetli bir tartışmaya veya karmaşık bir duruma dahil olması.

Usage Notes (Turkish)

İfade gündelik ve mecaz anlamda kullanılır. Genellikle bir tartışma veya karmaşa ortamına aniden dahil olmayı anlatır; gerçek fiziksel kavga için kullanılmaz.

Examples

She decided to jump into the fray and share her opinion in the heated debate.

O, **kavganın ortasına atılmak** ve hararetli tartışmada fikrini paylaşmaya karar verdi.

When the argument got loud, John jumped into the fray to calm everyone down.

Tartışma kızışınca John, herkesi sakinleştirmek için **kavganın ortasına atılmak** durumunda kaldı.

The new manager had to jump into the fray on her first day to handle a crisis.

Yeni müdür, ilk gününde bir krizi çözmek için **kavganın ortasına atılmak** zorunda kaldı.

I didn’t want to jump into the fray, but everyone was arguing over nothing.

Ben **kavganın ortasına atılmak** istemedim ama herkes boş yere tartışıyordu.

Sometimes it's better not to jump into the fray until you know all the facts.

Bazen tüm gerçekleri bilmeden **kavganın ortasına atılmak** daha iyi olmayabilir.

He waited until things got messy, then decided to jump into the fray and take charge.

Her şey karışınca, o **kavganın ortasına atılmak** ve kontrolü ele almak istedi.