Herhangi bir kelime yazın!

"jockeying" in Turkish

üstünlük için mücadele etmekkurnazca hareket etmek

Definition

Bir kişinin güç veya avantaj elde etmek için kurnazca ve rekabetçi şekilde hareket etmesi veya mücadele etmesidir.

Usage Notes (Turkish)

'Jockeying' daha çok siyaset, iş dünyası veya rekabetin yoğun olduğu ortamlarda kullanılır. Biraz olumsuz bir çağrışımı vardır; kurnazca ve bazen agresif bir çaba ima eder. 'güç için mücadele etmek', 'pozisyon için mücadele etmek' gibi ifadelerle görülür.

Examples

Many politicians are jockeying for power.

Birçok politikacı, iktidar için **mücadele ediyor**.

The players kept jockeying for a better position on the field.

Oyuncular sahada daha iyi bir pozisyon için sürekli **mücadele ediyordu**.

He is always jockeying to get ahead at work.

O işte öne geçmek için her zaman **mücadele ediyor**.

There was a lot of jockeying for the top spot after the boss retired.

Patron emekli olduktan sonra en üst pozisyon için çok fazla **mücadele** oldu.

All morning, the candidates were jockeying for attention at the networking event.

Tüm sabah boyunca adaylar, networking etkinliğinde dikkat çekmek için **mücadele ettiler**.

With so many people jockeying for limited spots, you have to act fast.

Bu kadar çok kişi sınırlı yer için **mücadele ederken**, hızlı davranmalısın.