Herhangi bir kelime yazın!

"jangle" in Turkish

şıngırdamakgürültüyle çalmak

Definition

Anahtarlık ya da bozuk para gibi metal nesnelerin birbirine çarpıp tiz, rahatsız edici bir ses çıkarması. Bu tür sesler sinir bozucu olabilir.

Usage Notes (Turkish)

Şıngırdamak daha çok metal ve rahatsız edici sesler için kullanılır—'jangle of keys', 'phones jangling' gibi. Hoş ve yumuşak sesleri tanımlamak için tercih edilmez.

Examples

The keys jangle in my pocket when I walk.

Yürürken cebimdeki anahtarlar **şıngırdıyor**.

The wind made the chimes jangle.

Rüzgar, rüzgar çanlarını **şıngırdattı**.

I heard a jangle of coins on the table.

Masada bozuk paraların **şıngırtısını** duydum.

All that noise was enough to jangle my nerves.

Tüm o gürültü, sinirlerimi **şıngırdattı**.

Her bracelets jangled as she waved hello.

Elini sallarken bilezikleri **şıngırdadı**.

The phones started to jangle all at once in the office.

Ofisteki telefonlar birden bire **şıngırdamaya** başladı.