Herhangi bir kelime yazın!

"intrinsic" in Turkish

doğasında olaniçsel

Definition

Bir şeyin doğasında var olan, dışarıdan gelmeyen ve temel bir parçası olan özellik.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok akademik veya teknik bağlamlarda kullanılır; 'değer', 'özellik', 'motivasyon' gibi kelimelerle birlikte geçer ('intrinsic value' gibi). 'Extrinsic' ile zıttır.

Examples

Honesty is an intrinsic part of her character.

Dürüstlük onun karakterinin **doğasında olan** bir parçasıdır.

Water has intrinsic properties like being colorless and tasteless.

Suyun **doğasında olan** özellikleri vardır; renksiz ve tatsız olması gibi.

The painting's intrinsic value cannot be measured in money.

Tablonun **doğasında olan** değeri parayla ölçülemez.

She finds intrinsic motivation in her work, not just from rewards.

O, sadece ödüllerden değil, işinde **içsel** motivasyon buluyor.

The risk is intrinsic to this kind of investment.

Bu tür yatırımlarda risk **doğasında olan** bir şeydir.

Some skills are intrinsic to good leadership and can't be taught easily.

Bazı yetenekler iyi liderlikte **doğasında olan** ve kolayca öğretilemeyenlerdir.