"insecurity" in Turkish
Definition
Kişinin kendisine ya da bulunduğu duruma güvenmemesi veya emniyette hissetmemesi durumudur; duygusal veya fiziksel güvensizliği anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygusal kendine güven eksikliğini belirtir, ancak tehlikeli veya istikrarsız durumlar için de kullanılır. 'about' ile sıkça birlikte kullanılır.
Examples
He felt a lot of insecurity in his new job.
Yeni işinde çok fazla **güvensizlik** hissetti.
Her insecurity makes her afraid to speak in public.
**Güvensizliği** onu topluluk önünde konuşmaktan korkutuyor.
There is insecurity in the city at night.
Şehirde gece **emniyetsizlik** var.
Social media can increase people's insecurity about their looks.
Sosyal medya insanların görünüşleriyle ilgili **güvensizliğini** artırabilir.
Sometimes, a little insecurity can motivate you to work harder.
Bazen biraz **güvensizlik** sizi daha çok çalışmaya teşvik edebilir.
He tries to hide his insecurity by joking around.
**Güvensizliğini** şaka yaparak gizlemeye çalışıyor.