"inner circle" in Turkish
Definition
Bir lidere, ünlüye ya da kuruma en yakın ve en güvenilen küçük insan topluluğu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle özel erişim ve güveni ima eder, 'be part of', 'invite into' ifadelerinde çok geçer. Fiziksel anlamda kullanılmaz.
Examples
He is part of the president’s inner circle.
O, başkanın **çekirdek kadrosunda** yer alıyor.
Only the inner circle knew about the new project.
Yeni projeden sadece **çekirdek kadro** haberdardı.
She trusts her inner circle the most.
En çok **yakın çevresine** güvenir.
Getting into his inner circle isn’t easy—you really have to prove yourself.
Onun **yakın çevresine** girmek kolay değildir—kendini gerçekten kanıtlaman gerekir.
She finally made it into the CEO’s inner circle after years of hard work.
Yıllarca çok çalıştıktan sonra sonunda CEO’nun **çekirdek kadrosuna** girmeyi başardı.
Gossip spreads fast if it gets past the inner circle.
Dedikodu **çekirdek kadro** dışına çıkarsa hızla yayılır.