"ingratiating" in Turkish
Definition
Birinin onayını veya sevgisini kazanmak için aşırı derecede hoş görünmeye çalışan davranışlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır; samimi davranışlar için kullanılmaz, çıkar amaçlı aşırı hoş görünme ifade edilir. 'ingratiating smile' (yalakalık gülüşü) sık kullanılır.
Examples
His ingratiating smile made everyone uncomfortable.
Onun **yalakalık yapan** gülümsemesi herkesi rahatsız etti.
She used an ingratiating tone to ask for help.
O, yardım isterken **yaranmaya çalışan** bir ton kullandı.
People noticed his ingratiating behavior at the meeting.
Toplantıda onun **yalakalık yapan** tavrı fark edildi.
He adopted an ingratiating manner whenever his boss was around.
Patronu yanındayken **yaranmaya çalışan** bir tavır takınırdı.
There was something ingratiating about the way she complimented everyone.
Herkesi övme biçiminde **yalakalık yapan** bir şey vardı.
That ingratiating attitude won’t fool anyone here.
Bu **yalakalık yapan** tavır burada kimseyi kandıramaz.