"infiltrate into" in Turkish
Definition
Gizlice bir yere, gruba veya sisteme girerek bilgi almak veya bir hedefe ulaşmak; genellikle zararlı veya yasa dışı bir amaçla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, haber veya akademik ortamlarda; casuslar, suçlular veya virüsler için kullanılır. 'infiltrate' tek başına da doğru ama 'infiltrate into' hareket yönünü vurgular.
Examples
The spies tried to infiltrate into the enemy base.
Casuslar düşman üssüne **sızmaya** çalıştı.
The virus can infiltrate into computer networks easily.
Virüsler bilgisayar ağlarına kolayca **sızabilir**.
He planned to infiltrate into the group to learn their secrets.
Gruptaki sırları öğrenmek için oraya **sızmayı** planladı.
It took months for the undercover agents to infiltrate into the criminal network.
Gizli ajanlar, suç ağının içine **sızmak** için aylarca uğraştı.
Protesters sometimes try to infiltrate into private events to make their point.
Protestocular bazen görüşlerini göstermek için özel etkinliklere **sızmaya** çalışır.
Corporate spies want to infiltrate into rival companies and steal information.
Kurumsal casuslar rakip firmalara **sızıp** bilgi çalmak istiyor.