"infamy" in Turkish
Definition
Kötü veya utanç verici bir olayla kötü ün kazanmış olma durumu; çok kötü bir şöhret.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve ciddi olaylarda, özellikle skandal ya da tarihi olarak kötü olaylar için kullanılır; sıradan kötü davranış için kullanılmaz. 'day of infamy', 'live in infamy' gibi ifadelerle karşılaşabilirsiniz.
Examples
The dictator's name lives in infamy.
Diktatörün adı **kötü şöhretle** yaşıyor.
He became known for his infamy after the scandal.
Skandaldan sonra **kötü şöhretiyle** tanındı.
The crime shocked the country with its infamy.
Suçun **rezilliği** ülkede şok etkisi yarattı.
Pearl Harbor is a 'date which will live in infamy.'
Pearl Harbor, '**kötü şöhretle** anılacak bir tarihtir.'
Despite his talents, his infamy overshadowed all his achievements.
Tüm yeteneklerine rağmen, **kötü şöhreti** tüm başarılarının üzerini örttü.
Stories of the castle’s infamy kept locals away for generations.
Kalenin **kötü şöhreti** hakkındaki hikâyeler nesiller boyunca yerel halkı uzak tuttu.