Herhangi bir kelime yazın!

"indemnify" in Turkish

tazmin etmekzararını karşılamak

Definition

Birine uğradığı zarar veya kayıptan dolayı ödeme yapmak ya da olası zarar/kayba karşı güvence vermek.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve hukuki bir terimdir; genellikle sözleşmelerde ve sigortada geçer. 'indemnify against losses' gibi kalıplarla kullanılır; yalnızca ödeme değil, bazen uzun vadeli güvenceyi de içerir.

Examples

The insurance will indemnify you if your car is damaged.

Sigorta, arabanıza zarar gelirse sizi **tazmin edecektir**.

The company agreed to indemnify its employees against legal costs.

Şirket, çalışanlarını yasal masraflara karşı **tazmin etmeyi** kabul etti.

You must indemnify the landlord for any damages caused during your stay.

Konaklamanız sırasında oluşan her türlü zarardan dolayı ev sahibini **tazmin etmek** zorundasınız.

The contract says they’ll indemnify us if anything goes wrong with the project.

Sözleşmede, projede bir sorun olursa bizi **tazmin edecekleri** belirtiliyor.

He was required to indemnify the government after causing an accident.

Kaza yaptıktan sonra devlete **tazminat ödemesi** gerekti.

Don’t worry, the policy will indemnify you for any lost property.

Endişelenmeyin, sigorta kaybolan eşyalarınız için sizi **tazmin edecek**.