"inconveniencing" in Turkish
Definition
Birine fazladan zorluk veya rahatsızlık yaşatarak işleri daha az rahat ya da kolay hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle nazikçe veya özür dilerken ('Sorry for inconveniencing you') kullanılır. Gündelik konuşmada pek rastlanmaz, çoğunlukla küçük sıkıntılar için söylenir.
Examples
I apologize for inconveniencing you with my request.
Rica ederim, isteğimle sizi **rahatsızlık verdiysem** özür dilerim.
We hope we are not inconveniencing any customers with our renovation.
Yenilememizle hiçbir müşterimizi **rahatsızlık** vermediğimizi umuyoruz.
Thank you for helping, even though I know I'm inconveniencing you.
Bildiğim halde sizi **rahatsızlık** verdiğim için teşekkür ederim.
Let me know if I'm inconveniencing you at all.
Size herhangi bir şekilde **rahatsızlık veriyorsam** lütfen haber verin.
Sorry for inconveniencing you—I'll be as quick as I can.
Size **rahatsızlık verdiğim** için özür dilerim—elimden geldiğince çabuk olacağım.
If it's inconveniencing you, we can reschedule the meeting.
Eğer bu size **rahatsızlık veriyorsa**, toplantıyı yeniden planlayabiliriz.