Herhangi bir kelime yazın!

"incarnate" in Turkish

cisimleşmişsomutlaştırmak (fiil)

Definition

Bir özelliğin, fikrin ya da kavramın canlı ve somut bir şekilde bir kişide veya nesnede tam anlamıyla ortaya çıkması.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya resmi dilde; 'kötülüğün cisimleşmiş hali', 'iyiliğin cisimleşmiş hali' gibi vurgulu ifadelerde geçer. Gündelik konuşmada yerine 'somutlaştırmak' veya 'vücut bulmak' tercih edilir.

Examples

Many saw her as kindness incarnate.

Birçok kişi onu **iyiliğin cisimleşmiş hali** olarak gördü.

The villain in the movie was evil incarnate.

Filmin kötü karakteri **kötülüğün cisimleşmiş hali**ydi.

He tried to incarnate the spirit of freedom in his speech.

Konuşmasında özgürlük ruhunu **somutlaştırmaya** çalıştı.

To me, patience is incarnate in my grandmother.

Benim için, sabır **büyükannemde cisimleşmiş** durumda.

Some say that artist is creativity incarnate.

Bazıları o sanatçının **yaratıcılığın cisimleşmiş hali** olduğunu söyler.

His selfishness made him look like greed incarnate to everyone around.

Bencilliği, onu çevresindekiler için **açgözlülüğün cisimleşmiş hali** haline getirdi.