"inauspicious" in Turkish
Definition
Şanssız, kötü sonuçlanacağı veya olumsuz başlangıçlara işaret eden durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde geçer. 'Uğursuz başlangıç', 'kötüye işaret bir tarih' gibi durumları anlatmak için kullanılır; gündelik konuşmada nadiren rastlanır.
Examples
It was an inauspicious beginning for their new project.
Yeni projeleri için **uğursuz** bir başlangıçtı.
Dark clouds made the day seem inauspicious.
Kara bulutlar günü **uğursuz** gösterdi.
They chose an inauspicious date for the wedding.
Düğün için **uğursuz** bir tarih seçtiler.
The team's inauspicious season opener worried the fans.
Takımın **uğursuz** sezon açılışı taraftarları endişelendirdi.
His inauspicious first impression was hard to overcome.
Onun **uğursuz** ilk izlenimini aşmak zordu.
Moving in during a storm felt a bit inauspicious, but they hoped for the best.
Fırtınada taşınmak biraz **uğursuz** hissettirdi ama en iyisini umdular.